İhtiyacim yok kimselere kendi gozyaslarimi kendim silerim ben..

Bazen uyumadan once gozyaslarim islatir yastigimi,ozledigim okadar cok sey varki..

Değişikliğin gelmesini beklemekteyim şimdilerde.Ne kadar umutsuz gözüksemde ihtimallerim hep cebimde,bi kuble hayallerim,bi kuble mutluluk kırıntılarımla birlikte,sadece beklemekteyim şimdilerde..

Mutsuzlukların kalışları fazla uzun sürdü ardından gidişleri fazla uzak gibi sadece..

Çözümlerin getireceği gelecek cümleleri ve hepsi sadece zamanın ellerinde..

Fazla bogulmadan fazla törpülenmeden elden tek gelen,sessizlikteyim şimdilerde..

[Flash 9 is required to listen to audio.]

Bu yüzden tüm hayatımı kalbimi saklayarak harcayacağım..

Çağımızın hastalığı mıdır hiç bilmem ama yalnızlığın bensiz yapamadığına eminim artık.şikayette etmiyorum çünkü yalan olan herşeyin içinde tek gerçek o malesef.ne kimselere içinizi dökmeye geliyor ne de mutluluklarınız paylaşılıyor.hepsinin bi şekilde olumsuz dönüşü olunca sarfedilen cümlelerin hepsi boşa gidiyor,yazık üzülüyorum.Bende bu yüzden sadece kendi kendimi anlayıp kendi kendimi teselli ediyorum.Yalnız bu bahsettiğim Yalnızlık tek bi Yalnızlık değil.Tüm yaşamımdaki kalabalıklığın içinde koskoca yer kaplayan bir yalnızlık işte.. Her konudan her olaydan her kırıklıktan her göz yaşından her yenilgiden her yanılgıdan bir nebze.. Artık ne insanları anlamaya calışma cabası içindeyim nede şaşırma eylemi.. Çünkü okadar kendini tekrar eden olaylara maruz kaldım ki artık hangi repligin hangi davranştan sonra gelcegini biliyorum.. durup düşünmek yerine olayların tümünden kopup kurtulmaya dogru yol alıyorum tabi ilk anlarda olayın en dibine vurarak..Çözümlemek detayları incelemek sanki benim işimmiş gibi her sorunda fazla oyalanmamdan dolayıdır bu süregelen olay zincirlemeleri. Malzemeyi büyütüp konu haline getirmesem insanlara yorumlama hakkıda düşmez tabi.neyse gecelim bu özeleştiriyi. Demek istediğim şu ki yani esas meselem olan yalnızlıkla yaşamayı ögrendiğimden beri sorularımda bende cevaplarımda..

Yine geldim ben,yine düştüm yanına.Kafam karışık,karmakarışık yine..Çıkamadığım durumların içinde hapsoluyorum sanki..Çok istiyorum bazen,bazende olabildiğince uzaklaşmak kendimden,hayattan..Arkama bakmadan kaçıp gitmek istiyorum bazen.Tüm hayatım ellerimdeyken tüm secimler bendeyken gücüm yetmiyor bazen karar vermelere.Bianda iyiyken bianda kötü olabiliyor herşey.Darmadağın olup her defasında kendimi toplamaktan sıkıldım.Her mutlulugumun,her enerjimin ardından mutsuzluklarla tanışıyorum resmen.Olası durumların karşısında yenik düşüyorum..

eve dönüş noktası cok acıklı,hazin ve o tipik ruh hali yine.peki şu meşhur sorulara gelirsek eğer,neden paylaşamaz ki insan sevdiğini,neden sabredemez,neden başkalarıyla eşit olmayı kabul etmez? bana göre çok sacma sorular,asla kalıplarına sığmam,sığamam.

[Flash 9 is required to listen to audio.]

Derin bi boşluk aslında bendeki, içimden haykırdığım bi çığlık yada henüz gelmeyen mutluluklar.Hep bi beklenti içinde olmaktan dolayı varolan hayal kırıklıklarımın canımı yakışı ve benim bunlara gözyumuşlarım.. Sanki hiç olmıcakmış gibi sanki simsiyah bi fanus içindeymişim gibi sanki kimse göremez kimse duyamazmış gibi sesimi. şeffaflaşmışım gibi. Kimse anlamaz kimse dinlemez kimse hissedemezmiş gibi.. Ama ben burdayım ruhumla duygularımla burdayım paylaşmak isterken her seferinde tökezleyip yalnızlıga düşsem bile hala burdayım. Gün gectikce umudu kaybetsemde dünyada gitgide renksizleşsemde ben burdayım,kendi gri dünyamdayım. Beklemek kimi neyi olduugnu bilmesende beklemek,bi umut işte. belki O gelir diye..